Mevlâna Düşüncesinde Kâmil İnsan Olmanın Karşılığı
DOI:
https://doi.org/10.5281/zenodo.17297587Anahtar Kelimeler:
Konya- Mevlâna- İnsan-ı Kâmil- Kemâliyet- Nefs- Nur- Hakikat- İnsanÖz
Bu makalede ‘Varlığın hakikati için eylem halinde olan insan.’ olarak ifade edilen insan-ı kâmil ve onun özellikleri, felsefi, kelami ve tasavvufi açıdan ele alınmıştır. İnsan-ı kâmil kavramı ahlaki ve manevi bir özelliği barındırır. Birçok İslam düşünürü bu konuda önemli fikirler ileri sürmüşlerdir. Bu düşünürlerden birisi 1219’da Konya’ya yerleşen, 1273’te Konya’da vefat eden ve günümüzde Konya’daki türbesi dünyanın dört bir yanından ziyaretçi akınına uğrayan Mevlâna’dır. Mevlâna’nın insan-ı kâmil kavramından ne anladığı, kâmil insan olma gayesi taşıyan bir kimsenin varlıkla ilişkisinin ne olduğu ve kâmil insan olmak için hangi özelliklere sahip olunması gerektiği sorularına bu makalede cevap aranmıştır. Mevlâna’nın insanın kâmil olma sürecinde edinmiş olduğu tecrübelere dikkat çekmesi ilgi çekici ve ışık tutucu bir niteliğe sahiptir. Araştırmada Mevlâna’nın eserlerinde doğrudan insan-ı kâmil kavramının kullanımına rastlanmamıştır. Bunun yerine kâmil sufi, kâmil şeyh, kâmil er, ticarette kâmil, hüner ve marifette kâmil, kâmil bir akıl gibi isim ve sıfat tamlamaları kullanıldığı görülmüştür. Bu tamlamalara bakıldığında bunların dünyasal bir durumu ifade ettiği aşikârdır. Mevlâna’nın insan-ı kâmil algısı ise, insanın kâmil olma gayesiyle seyr-i süluk içerisinde hayatını devam ettirerek Tanrı’nın varlığında yok olmasına dayanmaktadır. O, kendini kâmil gören birinin Tanrı’nın yolunda ilerleyemeyeceğini savunur. Mevlâna’ya göre insanın kemâliyetinin zirvesi olarak insan-ı kâmil, insanın varlık ile kurması gereken ilişkide örnek bir karakter olarak öne çıkar. Aynı zamanda insan-ı kâmil, yetkinleşme yolunda manevi bir süreci ifade eder. Mevlâna’nın kâmil insan olma hususunda ileri sürdüğü düşüncelerini konu edinen bu çalışmanın, ilgililere yeni ve farklı bir bakış açısı sunacağı düşünülmektedir.
Referanslar
Akot, B. (2013). Değerler Eğitimi Açısından İnsan-ı Kâmil Düşüncesi ve Günümüzde Karşılaşılan Zorluklar. İslami Araştırmalar Dergisi, 24(1), 56-70.
Aydın, M. S. (2000). İnsân-ı Kâmil. Diyanet İslam Ansiklopedisi (22. Cilt ss. 330-331). TDV Yayınları.
Bardakçı, M. N. (2008). Mevlana’ya Göre İnsanın Mahiyeti ve Kâmil İnsan Olma. Erdem, (50), 1-14.
Çetinkaya, Y. (2019). Mevlevî Düşüncesinde Ney ve İnsân-ı Kâmil Sembolizmi. Rast Musicology Journal, 7(1), 1979-1992. https://doi.org/10.12975/pp1979-1992.
Demirci, M. (1983). Nur-i Muhammedi. Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 1, 239-258.
Düzen, İ. (1991). Aziz Nesefi’ye Göre Allah, Kainat ve İnsan. Ankara Üniversitesi Basımevi.
Gölpınarlı, A. (1972). Mesnevi Tercemesi ve Şerhi. İnkılap Kitabevi.
İbnü’l Arabi. (2006). Fütühat-ı Mekkiye. (E. Demirli, Çev.). Litera Yayıncılık.
Jamilah, K. (1995). İkbal’in İnsan-ı Kamili. (C. Türer, Çev.). Kitap Dergisi, 10(72), 57-60.
Kartal, A. (2003). Abdülkerim Cili Hayatı, Eserleri, Tasavvuf Felsefesi. İnsan Yayınları.
Kaya, R. (2021). Kur’an-ı Kerim’de İnsân-ı Kâmil. Kocatepe İslami İlimler Dergisi, 4(2), 410-434. https://doi.org/10.52637/kiid.1002319.
Konuk, A. A. (2009). Mesnevî-i Şerîf Şerhi. Kitabevi Yayınları.
Kutluer, İ. (2000). İnsan. Diyanet İslam Ansiklopedisi (22. Cilt s. 320). TDV Yayınları.
Mevlana Celaleddin Rumi. (1992). Divan-ı Kebir (7 Cilt) (A. Gölpınarlı, Çev.). Kültür Bakanlığı Yayınları.
Mevlana Celaleddin Rumi. (2020). Mesnevi (6 Cilt) (V. Ç. İzbudak, Çev.). Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
Mutahhari, M. (1999). İnsan-ı Kâmil (İ. Bendiderya, Çev.). Kevser Yayınları.
Yılmaz, H. K. (2013). Ana Hatlarıyla Tasavvuf ve Tarikatlar (20. Baskı). Ensar Yayınları.
Yüce, A. (2005). Tasavvufta İnsan-ı Kâmil ve Mevlâna. Tasavvuf Dergisi, 14, 63–75.