Negatif Barışın Pozitif Barışa Evrilmesi Mümkün müdür? Felsefi bir Analiz
DOI:
https://doi.org/10.5281/nra2sr58Anahtar Kelimeler:
Negatif Barış- Pozitif Barış - Adalet- İnsan Hakları- Kant- GaltungÖz
İnsanlığın barış arayışı neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanların huzurlu bir yaşam sürdürebilmek için toplumsal ve küresel anlamda barış ortamına ihtiyaç duydukları aşikardır. Düşünce tarihi boyunca filozoflar barış olgusuna kayıtsız kalmayarak, bu durumun nasıl tesis edilebileceğine dair önemli fikirler ileri sürmüşlerdir. Anti Çağ’da Thales’den XX. yüzyılda Galtung’a kadar çeşitli barış düşüncelerinin ortaya çıktığı görülmektedir. Barış kuramlarının yalnızca ütopik anlatılarla sınırlı kalmadığı aynı zamanda gerekçelendirilmiş ve hayata geçmesi muhtemel barış düşüncelerinin de kaleme alındığı dikkat çekmektedir. Elinizdeki çalışmada barışın felsefi anlamda iki türü olan “negatif barış” ve “pozitif barış” kavramları tartışmaya açılmaktadır. Negatif barış durumu daha sınırlı bir zaman dilimine işaret ederken, pozitif barış sürekli çatışmasızlık durumunu amaç edinmektedir. Ayrıca negatif barışın çok daha eski bir anlayış olduğu, pozitif barışın ise daha modern bir barış söylemi olduğu ifade edilmektedir. Felsefi bağlamda düşünüldüğünde insanlığın “negatif barış” ile yetinmesinin dünya barışı adına bir handikap olduğu ortaya çıkmaktadır. Çünkü felsefenin temel özelliklerinin başında daha iyi bir insanlık durumunun arayışı gelmektedir. Çalışmamızın temel amacı negatif barışın tanımladığı sınırlı barış anlayışının pozitif barışa dönüşmesinin nasıl mümkün olabileceğini analiz etmektir. Bu çerçevede barışın öncelikle bir bilinç ve kültür meselesi olduğuna vurgu yapılmaktadır. İkinci aşamada ise barış olgusu adalet, hak ve hukuk çerçevesinde ele alınmaktadır. Buna göre barışın adalet ve insan hakları ile birlikte gelişip, palazlanabilecek bir atmosfer olduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla kalıcı barışın adalet ve temel hakların hayata geçmesi ile birlikte sağlanabilecek bir duruma tekabül ettiği görülmektedir. Şu hâlde negatif barışın pozitif barışa dönüşmesinin basit bir tercihle gerçekleşecek bir durum olmayıp, insanlığın çok ciddi anlamda çabasını gerektirmektedir. Bununla birlikte ülkelerin ve uluslararası siyasetin önde gelenlerinin dünya barışının sağlanması hususunda belirleyecekleri inisiyatifler önem arz etmektedir. Dolayısıyla insanlığın bilindik alışkanlıklarını değiştirmeye ve kalıcı barışı inşa etmeye yönelik ortak irade belirlemesi, kalıcı barışın sağlanması bakımından elzem görünmektedir. Bununla birlikte çalışmamızın bölgesel ve evrensel barış çalışmalarına felsefi anlamda bir katkı sağlaması hedeflenmektedir.
İndir
Yayınlanmış
Sayı
Bölüm
Lisans
Telif Hakkı (c) 2025 Uluslararası Barış Çalışmaları Dergisi

Bu çalışma Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License ile lisanslanmıştır.